Köfteci Ramiz Amca’nın Anavatanına Gittik :)

Sanki daha önce hiç yememiş gibi heyecanlandı Köfteci Ramiz’i duyunca sahibim. Minibüsten Köfteci Ramiz’in önünde inip yiyecek bir şeyler alıp eve gitmesinden ben sıkıldım ama o hala heyecanlanıyor diye şaşırmıştım. Nedeni taaaa yıllar önce açılan ilk restaurantlarında yiyecek olmamızmış. Gördes’e tabelasını geçtikten sonra Akhisar yolunda “Köfteci Ramiz” tabelasında durduk. Sahibim offf self servismiş diye surat asmaya başlamıştı ki sadece salata self servismiş:) hemen rahat bir masa bulup oturduk. Etrafımızda güler yüzlü garsonlar dolaşıyor. Sahibim artık sıkılmış olmalı ki köfte yemekten sucuk – tavuk karışık ızgara istedi. Diğer teyzeler köfte istedi. İçerisi çok kalabalık geç gelir diye korkarken birden tabaklarımız masada belirdi :) tabii yemekten önce biz sahibimle ızgaranın başında biraz dolaştık fotoğraf çekimi için. Usta amcalar bizim de fotoğrafımızı koyun dediler..Yemeklerin lezzetinden bahsetmeye gerek yok sanarım. Tabakta ne var ne yok yediler. Üzerine de harika bir kalburbastı yedi sahibim. Diğer teyze adını söyleyemediğim ama yazabildiğim “höşmerim” diye bir tatlı yedi. Gülümseyerek “evet, gerçek höşmerim böyle yapılır..çok güzel olmuş” deri. Ben yine masadaki boş tabaklara ağzımın suyu akarak baktım. Sahibimden hiç birşey artmadığı için yine aç kalktım masadan:(

View Comments

Sahibimi Özledim Ben :( Bu da yaptığımız son kahvaltı..

Sahibimle ayrı düştük :( Beni gözünün önünde olayım..giderkenken unutmayayım diyerek kapının girişindeki dolaba koydu..hala oradayım:( karanlık burası..anneanne dolaptan çıkartmadı bile beni..aklıma hep onunla gittiğimiz yerler..yediğimiz yemekler geliyor..orada öylece bekliyorum..ben yokken cola’da içmemiş hiç..rüyamda görüyorum..biliyorum beni çok özlüyor..çok özlediğimden biliyorum..bensiz ne yer ne içer oralarda diye düşünmekten kendimi alamıyorum..Ne güzel gitmiştik Seyirtepe’ye kahvaltıya..oturtmuştu yine beni masanın ortasına..herkes çay içerken o buzz gibi colasını yudumlamıştı yine şaşkın bakışlar ardında..ama az kaldı biliyorum..anneanne beni kargo ile gönderecekmiş sahibime..ahh yine o güzel gün geldi aklıma..seyirtepe diye karşıdaki tepeye çıkmıştık..yolda in yok cin yok çıktıkça çıktık..sonra bir adama rastladık o da bize yanlış tepedesiniz siz dedi..sahibim ne gülmüştü..İzmir ayaklarımızın altındaydı ama sis vardı pek iyi çıkmamışım fotoğrafta..şu yaptığımdan utandım şimdi..hem sahibime özlemimi anlatıyorum hem de kendi fotoğrafımın derdine düşmüşüm:(( son sözlerimi Zeki Müren dedemin bir şarkı sözüyle bitireyim o zaman ‘hiç ayrılamam derken, kavuşmak hayal oldu” anneanne gönder beni hemen sahibime..

View Comments

Yuvarlak Pizzayı Unutun

Yıllarca kandırılmışız sahibimle pizza yuvarlak olur diye..hoş ben hala inanmış değilim o yediğimiz şeyin pizza olduğuna..incecik hamuru vardı tam sahibimin istediği gibi..ve her zamanki gibi sucuklu yedi pizzasını..öbürlerinin pizzasına bakıyorum bir sürü malzeme var gözüm kalıyor ama yiyemiyorum başkasının diye..bıkmadı yıllardır sucuklu pizza yemeye ama o yiyorsa bir bildiği vardır diyorum..bu sefer yöresel bir yemek yemedik ama pizza pizzadır dedi sahibim aldı götürdü beni Denizli Filicori’ye..buzzz gibi cola’yı nasıl içtiğinden bahsetmeme gerek yok sanırım pizzanın yanında..menüde pizzanın dışında da bir sürü seçenek var..esra abla tost yedi ama ekmeğinin adı gelmiyor aklıma..ne da olsa ben bir cola’yım..hafızam o kadar güçlü olmaz zorunda değil..asitim çok olsun yeter..şimdi size derim ki harika bir pizza yemek istiyorsanız filicori’nin yolunu tutun..öpüyorum abilerim..ablalarım..

View Comments

Bu şehir sucuk kokuyor “Afyon”

Ankara’dan çıktıktan sonra sahibim, Alev abla ve Erkin abi sucukta sucuk..Afyon’da Afyon diye söylenmeye başladılar.. Dedim ne var bu memlekette.. Sucuk her yerde sucuk değilmi yahu.. Ama öyle değilmiş..yoksa o kadar insan bir sucuk ızgaranın başında niye beklesin! hem de sabah sabah.. Arabaya zor yer buldu park etmek için Erkin abi..Alev abla ile sahibimi görmeliydiniz sanki sucuk ızgarayı onlar keşfetmiş nasıl mutlular..nasıl mutlular..burada herkes kendi yemeğini kendisi alıyormuş..diğer gittiğimiz yerler gibi kimse masaya gelip sormadı ne yersiniz diye..biz de sıraya girdik mangalın önünde..gözümüzün önünde cızır cızır kızarıyorlar..sahibim masaya oturunca fotoğrafları zor çekti bir an önce yiyebilmek için..sonuç mu? yine harika bir yemek yedi ben bakmakla yetindim yine:( ama bir daha gideyim Afyon’a kendime de bir porsiyon sucuk ızgara söyleyeceğim..


View Comments

Fırın Kebap Dediler..Denizli’de Yenir Dediler..

Dünyaya geldiğim günden itibaren sahibim fırın kebap, fırın kebap diye söylenip duruyordu (daha doğrusu kuyu kebabı diyordu. Daha ne yediğinden haberi yok işte) Hem kebabın en iyisini yemek istiyor hem de kurban bayramında gidiyor Denizli’ye..ee kurban bayramında kebapçı mı açık olur :) Onun için bayram bitene kadar Denizli’de kaldık..Kaldık dediysem beni pek gezdirmedi ama kendi her yere gitti:( Bayram biter bitmez soluğu kebapçıda aldık..”Kebapçı Baki” bu işin en iyilerindenmiş. Zaten kapıdan içeri girince fırındaki etlerle göz göze geliyorsunuz. Nar gibi kızarmış orada öyle size bakıyorlar. Sahibimin ağzı sulandı çoktan, heyecandan duramıyor yerinde:) Siparişimizi verdik masaya oturduk neden çatal gelmiyor masaya diye düşünürken koca bir tepsi önümüze geldi. İşte o zaman anladım o yağlanmış sıcacık pidelerin içine kebabı koyup yememiz gerektiğini. Ben yine tadımlık yedim, gazım kaçarmış öyle deyip kandırıyor beni sürekli:( Kendinden geçti kebabı yerken, bir ara hiç doymayacak sandım. Ne zaman cola’ya sarıldı içmek için tamam şimdi doydu dedim :) Mekan salaş bir yerdi ama ne demişler en leziz yemekler salaş mekanlarda yenir. Dünya gözüyle şu fırın kebabını da yedimya artık ölsemde gazım kaçmaz. Gidin siz de yiyin, mahrum kalmayın bu lezzetten..

View Comments

Kumru İzmir’de Yenir Dediler

Daha doğrusu sahibime demişler. Bi gün geldi eve yarın İzmir’e gidiyoruz haberiniz olsun dedi. Sanki haberimiz olmasa götürmeyecek bizi. Bu FantGirl ile balayı olacak bizim için diye düşünürken ilk gün otel odasında bıraktı onu. Benim nazlı yarimin bütün asiti kaçmıştı geri geldiğimizde :( ( sorduk soruşturduk Alsancak’ta öyle güzel bir yer yok dediler. Karşıyaka’ya geçtik bizde. Agora Çaycı’sı biraz yürüdükten sonra karşımıza çıktı..Sabah erken saatlerdi biraz o yüzden çok kalabalık değildi onun için rahat rahat ızgaranın başına geçtik:) önce o çıtır çıtır susamlı ekmekleri ortadan ikiye kesip ızgarada ısıtmaya başlıyor usta. Üzerine şu adının ne olduğunu bilmediğim aletle baskı uyguluyor. Kaldırmaya çalıştım ama çok ağırdı. Usta çok güçlü sanırım :( ekmekler bir yanda kızarıyorken diğer yanda dilimlenmiş sucuk ve salamları kızartıyor. Mis gibi kokmaya başladı burnuma ama yine hepsini sahibim yiyecek sanırım :( ekmekler kızardı..en alta domates onun üzerine turşu koydu usta..sonra sucuk, sonra salam tamam bitti derken dilimlenmiş kaşarları attı ızgaraya. Artık dudaklarımı yemeye başladım. Kaşar orada kızarırken gözümü kumrudan alamıyorum. Pişse de yesek artık! Kaşarları da ekleyince bir görsel şölen oluşuyor ızgaranın üzerinde. O da ne sahibim fazla sulanmasın ağzın, ben yiyeceğim onu dedi :( Ama yine kıyamadı bana bir ısırık verdi. Sanırım yediğim en güzel kumruydu bu :( ( Acaba evden kaçsam gitsem İzmir’de kumru yesem çok kızar mı bana??



View Comments

Çorum’da Gece Yemeği

Gece yemeği dedim çünkü; saat gece yarısına  yaklaşmıştı.. Ankara’dan Çorum otobüsüne bindik.. sordum sahibime daha önce gittin mi diye yok dedi ilk defa gidiyorum.. işte o zaman korkmaya başladım.. hiç bilmediği bir şehire gecenin bi yarısı gideceğiz.. Çorum’a yaklaştıkça daha da çok yağmaya başladı yağmur.. bu sefer beni unutmadan indik otobüsten ama nasıl yağmur yağıyor.. hemen bindik bi tasiye.. yine internetten bi konak bulmuş bu ama düşünememiş kaça kadar açık:) taksici bu sokak biraz dar burada bıraksan biraz ileride dedi.. tamam dedi o da.. yahu sen niye tamam diyorsun in yok cin yok sokakta..üç buçuk attım korkumdan..gittik kapalı..insandan eser yok :( aynı korkunç yolu yürüdük tekrar..dükkanlar birer birer kapanmış..bi tane pastahane buldu sahibim..oraya sordu nerede yöresel yemekler yiyebilirim diye..adam ben 6 aydır buradayım daha yöresel yemek yemedim burada..yöresel bir şey bulamazsınız dedi..sonra da yol tarif etti..sahibim söylendi sen beceriksizsen ben ne yapaym diye arkasından..gittik dediği yere..ooo kocaman bi yer..sevindim sonunda oturacaz diye ama yöresel birşey var mı diye sordu yiyebileceğimiz kebap pide var dediler hiç düşünmeden teşekkür edip çıktı..offf ne çileli başım varmış benim..bir alt sokakta geçerken bi yerin ışıklarını görmüştü ama adamın tarif ettiği yer değil diye oraya gitmemişti..hadi dedi CoMan oraya da bir bakalım..gittik adı Gönülçelen..yine aynı soruyu sordu girer girmez..tabiki var dediler bizi terasa aldılar..yeni de açılmış..kocaman tertemiz..çıktık terasa oohhh geniş geniş..sahibim wireless olduğunu duyunca daha da bir sevindi :) garson amcalar bize çok yardımcı oldular..yemekleri tanıttılar..bizimkinin gözü döndü yemekleri görünce utanmasa hepsinden isteyecek masaya..neyse bir kaç yemekte anlaştılar..

Masaya önce mantar, sarımsaklı yoğurt ve nane karışımı olan “Mantar Borana” ve “Ezme” geldi mis gibi susamlı ekmekle..ama sahibim temkinli davrandı diğer yemekleri beklemezse karnını bunlarda doyuracağını biliyordu :) peşinden kuzu bağırsağının içine doldurulmuş bulgur pilavı oman “Mimbar”ı getirdiler..görünce biraz yadırgadık..ama tadına bakınca bütün önyargılarımız gitti..veeee benim bile ağzımı sulandıran “Hingal” kocaman kocaman mantı tanelerinin üzerine sarımsaklı yoğurt ve tereyağlı sos..offf hala aklımda cızırdaması o yağın..biraz acı geldi bana ama sahibim bana mısın demeden yedi:) yöresel olmayan ama sadece Gönülçelen’de yapılan kaşar ve dönerden oluşan “Hobby Pidesi” de sıcak sıcak masaya geldiğinde ziyafet başladı..yok yok başlamadı buz gibi Coca-Cola gelince başladı asıl ziyafet sahibim için..Aslında keşkek’te varmış yöresel yemekleri olarak ama onu da başka zaman yeriz dedi..şimdi gördünüz masadaki ziyafeti..bu insan bunların hepsini tek başına yedi..ben sadece tatlarına baktım yine:(( bi gün ben de karnımı doyurabilirim inşallah:(( dönüş yolunda çektiğim eziyeti hiç anlatmak istemiyorum..aklıma geldikçe delirecem..ahh ahh ne günah işledim de bu kadının eline düştüm ben :( (

Çorum’da ziyafet sofrası
kuzu bağırsağı ve bulgur pilavından oluşan “mimbar”
sarımsaklı yoğur..nane ve mantar “mantar borana”
Çorum mantısı “hingal”

hingal sosu ile buluşuyor..
kaşar ve dönerden yapılan “hobby pide”

View Comments

Ankara’nın Taşına Bak

Sabah uyandı hadi kalk gidiyoruz dedi. Yaa daha ben uykumu almadım dememe kalmadan tuttu kolumdan koydu beni çantasına. Hem evden çıkmış hem bilet bile almamış. Gidiyoruz ama nereye? Paldır küldür otogara gittik, bi oraya soruyor bi buraya en yakın Ankara otobüsü kaçta diye. Sonunda 10 dakika sonra kalkacak bi otobüs buldu. Ben beklerken dergi filan okudum biraz. Yanıma da aldım dergiyi, ben otobüste dergi okurkun sahibim Recep İvedik izledi! Gördüklerini kimseye anlatma diye de tehdit etti. Sonra bi uyumaya başladı, sanki kış uykusunda. Yanımızdaki kadın Ankara’ya geldik diyor sahibim “tamam” deyip uyumaya devam ediyor. Kadın tekrar geldik diyor sahibim “olsun” diyor. Sonunda anladı çok şükür geldiğimizi:) Uyku sersemi bi inişi var otobüsten ben arkadan bağırıyorum “beni unuttuunnn beni unuttun” diye. Gitti göz göre göre beni bırakıp gitti. Öyle sessiz sessiz bekledim, sonra bi baktım koşa koşa geliyor. Onu gördüğüme bu kadar sevineceğimi hiç düşünmemiştim. İyi kötü bi sahibim var işte. Ya buralarda kalsaydım:( Gelmeden önce internette araştırıp durdu ‘Ankara Tava’ nerede yenir diye..Kocatepe Camii’nin orada bi yerde buldu. Bindik Metroya Kızılay’a gittik. Hah işte o korkunç yer altı çarşısı, insanlar üzerimize üzerimize geliyor. Ben daha miniciğim herkes devasal duruyor yanımda..korkuyorum:( Sonunda gün ışığına çıktık. Burası daha da kalabalıkmış. Tekrar iyi kötü bi sahibim var yanımda diye sevindim. Aman tanrım bu da ne?? Birden bi yağmur başladı ama nasıl şakır şakır yağıyor. Benim sahip gideceğiz yeri not aldığı kağıdı da unutmuş. Adını hatırlamıyor, tek bildiği Kocatepe Camii’nin orada bi yerde olduğu, bir de beğendik varmış etrafında..Hani o yağmur yağınca her yerde türeyen şemşiyeciler varmış sahibim söyledi onlardan bile bulamadık. İkimiz sırıl sıklam (o daha çok ıslandı) Gideceğimiz yerin adı ‘bey’li bişeydi..düşündü düşündü düşündü hah dedi buldum “Beyzade Restaurant”. Sora sora bulduk sonunda..Kedi yavrusu gibi girdik içeri. Sahibim bi güzel kurulandı tabi beni de kurutta sağolsun. Ama asıl onu şok eden o kadar araştırıp geldiği yerde “Ankara Tava” yapılmıyor olmasıydı. Yüzündeki hayal kırıklığını gördüm ama hemen toparlarladı kendini. Olsun bi sonraki sefere yerim dedi. Menüye baktı baktı özel bişi istiyorum dedi. O zaman “Çağ Kaburga” öneriyorum dedi garson amca sahibime. Hemen kabul etti çok acıkmıştık çünkü. Sonra bi baktık ocakbaşı karşımızda. Hadi gel orada oturalım dedi tuttu kolumdan ocak başına götürdü beni. Ohh hem mis gibi kokuyor hem de sıcacık. Ustayla sohbet ede ede pişmesini bekledik. Sahibim zaman geçtikçe daha çok acıkıyordu sanırım :) Izgaraya bakışlarından anlayabiliyordum ama haksızda değildi şimdi. Ohhh buz gibi cola da geldi değmeyin onun keyfine. Artık yemek için hazır kaburga. Tadına ben de baktım ama midem küçük olduğundan fazla yiyemedim. Ama aklım kaldı, nasıl bi lezzetli öyle. Asit fışkırasım geldi güzelliği karşısında:)

View Comments

CoMan Pide Yiyor

Madem Samsun?da yaşıyoruz o zaman ilk Samsun pidesini yemek lazım diye düşündüm.

Hani lüks yerlerde yemek yeme merakımız vardır ya, Samsun?da pideyi yiyebildiğin kadar salaş yerde ye ki tadına varasın! Öyle ayrım yapma, bulduğun ilk pideciye gir.

Hepsi birbirinden leziz yapar: Kaşarlı, kıymalı, kuşbaşılı, pastırmalı, peynirli… Çeşit çeşit pideler.

Ben de eve yakın pideciye gittim. Usta beni görünce şaşırdı. “Bu bizim cola değil mi? Ne hale gelmiş.” dedi. Ama sonra alıştı bana. Bi’ ara, beni fırının içine atacak diye çok korktum :)

Hamuru öyle hızlı açıyordu ki ben bi kare resim çekene kadar çoktan bitirmişti işini. Tercihimi kaşarlı ? sucuklu ? pastırmalı pideden yana kullandım. Üzerine bir de yumurtayı kırıp cıvık bıraktı bir ziyafet şöleniyle karşı karşıya kaldım? Ohhh! Yeme de yanında yat cinsindendi pide!

Zaten yemeden önce yanında yattım biraz. :) Midem beni bugün kısa mesafeye götürdü ama asıl macera şimdi başlıyor. Midenin götürdüğü yere git!

Not: Nereye gidersen git..ne yersen ye tabiki buzzz gibi kola içmeyi unutma

:)

View Comments