Şubat 8 2011 tarihinde CoMan yazdı.
Aralık 21 2010 tarihinde CoMan yazdı.
Sahibimle ayrı düştük
Beni gözünün önünde olayım..giderkenken unutmayayım diyerek kapının girişindeki dolaba koydu..hala oradayım:( karanlık burası..anneanne dolaptan çıkartmadı bile beni..aklıma hep onunla gittiğimiz yerler..yediğimiz yemekler geliyor..orada öylece bekliyorum..ben yokken cola’da içmemiş hiç..rüyamda görüyorum..biliyorum beni çok özlüyor..çok özlediğimden biliyorum..bensiz ne yer ne içer oralarda diye düşünmekten kendimi alamıyorum..Ne güzel gitmiştik Seyirtepe’ye kahvaltıya..oturtmuştu yine beni masanın ortasına..herkes çay içerken o buzz gibi colasını yudumlamıştı yine şaşkın bakışlar ardında..ama az kaldı biliyorum..anneanne beni kargo ile gönderecekmiş sahibime..ahh yine o güzel gün geldi aklıma..seyirtepe diye karşıdaki tepeye çıkmıştık..yolda in yok cin yok çıktıkça çıktık..sonra bir adama rastladık o da bize yanlış tepedesiniz siz dedi..sahibim ne gülmüştü..İzmir ayaklarımızın altındaydı ama sis vardı pek iyi çıkmamışım fotoğrafta..şu yaptığımdan utandım şimdi..hem sahibime özlemimi anlatıyorum hem de kendi fotoğrafımın derdine düşmüşüm:(( son sözlerimi Zeki Müren dedemin bir şarkı sözüyle bitireyim o zaman ‘hiç ayrılamam derken, kavuşmak hayal oldu” anneanne gönder beni hemen sahibime..
Aralık 13 2010 tarihinde CoMan yazdı.
Yıllarca kandırılmışız sahibimle pizza yuvarlak olur diye..hoş ben hala inanmış değilim o yediğimiz şeyin pizza olduğuna..incecik hamuru vardı tam sahibimin istediği gibi..ve her zamanki gibi sucuklu yedi pizzasını..öbürlerinin pizzasına bakıyorum bir sürü malzeme var gözüm kalıyor ama yiyemiyorum başkasının diye..bıkmadı yıllardır sucuklu pizza yemeye ama o yiyorsa bir bildiği vardır diyorum..bu sefer yöresel bir yemek yemedik ama pizza pizzadır dedi sahibim aldı götürdü beni Denizli Filicori’ye..buzzz gibi cola’yı nasıl içtiğinden bahsetmeme gerek yok sanırım pizzanın yanında..menüde pizzanın dışında da bir sürü seçenek var..esra abla tost yedi ama ekmeğinin adı gelmiyor aklıma..ne da olsa ben bir cola’yım..hafızam o kadar güçlü olmaz zorunda değil..asitim çok olsun yeter..şimdi size derim ki harika bir pizza yemek istiyorsanız filicori’nin yolunu tutun..öpüyorum abilerim..ablalarım..

Kasım 29 2010 tarihinde CoMan yazdı.
Kasım 24 2010 tarihinde CoMan yazdı.

Dünyaya geldiğim günden itibaren sahibim fırın kebap, fırın kebap diye söylenip duruyordu (daha doğrusu kuyu kebabı diyordu. Daha ne yediğinden haberi yok işte) Hem kebabın en iyisini yemek istiyor hem de kurban bayramında gidiyor Denizli’ye..ee kurban bayramında kebapçı mı açık olur
Onun için bayram bitene kadar Denizli’de kaldık..Kaldık dediysem beni pek gezdirmedi ama kendi her yere gitti:( Bayram biter bitmez soluğu kebapçıda aldık..”Kebapçı Baki” bu işin en iyilerindenmiş. Zaten kapıdan içeri girince fırındaki etlerle göz göze geliyorsunuz. Nar gibi kızarmış orada öyle size bakıyorlar. Sahibimin ağzı sulandı çoktan, heyecandan duramıyor yerinde:) Siparişimizi verdik masaya oturduk neden çatal gelmiyor masaya diye düşünürken koca bir tepsi önümüze geldi. İşte o zaman anladım o yağlanmış sıcacık pidelerin içine kebabı koyup yememiz gerektiğini. Ben yine tadımlık yedim, gazım kaçarmış öyle deyip kandırıyor beni sürekli:( Kendinden geçti kebabı yerken, bir ara hiç doymayacak sandım. Ne zaman cola’ya sarıldı içmek için tamam şimdi doydu dedim
Mekan salaş bir yerdi ama ne demişler en leziz yemekler salaş mekanlarda yenir. Dünya gözüyle şu fırın kebabını da yedimya artık ölsemde gazım kaçmaz. Gidin siz de yiyin, mahrum kalmayın bu lezzetten..
Kasım 5 2010 tarihinde CoMan yazdı.
Ekim 25 2010 tarihinde CoMan yazdı.

Gece yemeği dedim çünkü; saat gece yarısına yaklaşmıştı.. Ankara’dan Çorum otobüsüne bindik.. sordum sahibime daha önce gittin mi diye yok dedi ilk defa gidiyorum.. işte o zaman korkmaya başladım.. hiç bilmediği bir şehire gecenin bi yarısı gideceğiz.. Çorum’a yaklaştıkça daha da çok yağmaya başladı yağmur.. bu sefer beni unutmadan indik otobüsten ama nasıl yağmur yağıyor.. hemen bindik bi tasiye.. yine internetten bi konak bulmuş bu ama düşünememiş kaça kadar açık:) taksici bu sokak biraz dar burada bıraksan biraz ileride dedi.. tamam dedi o da.. yahu sen niye tamam diyorsun in yok cin yok sokakta..üç buçuk attım korkumdan..gittik kapalı..insandan eser yok
aynı korkunç yolu yürüdük tekrar..dükkanlar birer birer kapanmış..bi tane pastahane buldu sahibim..oraya sordu nerede yöresel yemekler yiyebilirim diye..adam ben 6 aydır buradayım daha yöresel yemek yemedim burada..yöresel bir şey bulamazsınız dedi..sonra da yol tarif etti..sahibim söylendi sen beceriksizsen ben ne yapaym diye arkasından..gittik dediği yere..ooo kocaman bi yer..sevindim sonunda oturacaz diye ama yöresel birşey var mı diye sordu yiyebileceğimiz kebap pide var dediler hiç düşünmeden teşekkür edip çıktı..offf ne çileli başım varmış benim..bir alt sokakta geçerken bi yerin ışıklarını görmüştü ama adamın tarif ettiği yer değil diye oraya gitmemişti..hadi dedi CoMan oraya da bir bakalım..gittik adı Gönülçelen..yine aynı soruyu sordu girer girmez..tabiki var dediler bizi terasa aldılar..yeni de açılmış..kocaman tertemiz..çıktık terasa oohhh geniş geniş..sahibim wireless olduğunu duyunca daha da bir sevindi
garson amcalar bize çok yardımcı oldular..yemekleri tanıttılar..bizimkinin gözü döndü yemekleri görünce utanmasa hepsinden isteyecek masaya..neyse bir kaç yemekte anlaştılar..
Masaya önce mantar, sarımsaklı yoğurt ve nane karışımı olan “Mantar Borana” ve “Ezme” geldi mis gibi susamlı ekmekle..ama sahibim temkinli davrandı diğer yemekleri beklemezse karnını bunlarda doyuracağını biliyordu
peşinden kuzu bağırsağının içine doldurulmuş bulgur pilavı oman “Mimbar”ı getirdiler..görünce biraz yadırgadık..ama tadına bakınca bütün önyargılarımız gitti..veeee benim bile ağzımı sulandıran “Hingal” kocaman kocaman mantı tanelerinin üzerine sarımsaklı yoğurt ve tereyağlı sos..offf hala aklımda cızırdaması o yağın..biraz acı geldi bana ama sahibim bana mısın demeden yedi:) yöresel olmayan ama sadece Gönülçelen’de yapılan kaşar ve dönerden oluşan “Hobby Pidesi” de sıcak sıcak masaya geldiğinde ziyafet başladı..yok yok başlamadı buz gibi Coca-Cola gelince başladı asıl ziyafet sahibim için..Aslında keşkek’te varmış yöresel yemekleri olarak ama onu da başka zaman yeriz dedi..şimdi gördünüz masadaki ziyafeti..bu insan bunların hepsini tek başına yedi..ben sadece tatlarına baktım yine:(( bi gün ben de karnımı doyurabilirim inşallah:(( dönüş yolunda çektiğim eziyeti hiç anlatmak istemiyorum..aklıma geldikçe delirecem..ahh ahh ne günah işledim de bu kadının eline düştüm ben
(

- Çorum’da ziyafet sofrası

- kuzu bağırsağı ve bulgur pilavından oluşan “mimbar”

- sarımsaklı yoğur..nane ve mantar “mantar borana”

- Çorum mantısı “hingal”

- hingal sosu ile buluşuyor..

- kaşar ve dönerden yapılan “hobby pide”
Ekim 18 2010 tarihinde CoMan yazdı.
Ekim 13 2010 tarihinde CoMan yazdı.
Madem Samsun?da yaşıyoruz o zaman ilk Samsun pidesini yemek lazım diye düşündüm.
Hani lüks yerlerde yemek yeme merakımız vardır ya, Samsun?da pideyi yiyebildiğin kadar salaş yerde ye ki tadına varasın! Öyle ayrım yapma, bulduğun ilk pideciye gir.
Hepsi birbirinden leziz yapar: Kaşarlı, kıymalı, kuşbaşılı, pastırmalı, peynirli… Çeşit çeşit pideler.
Ben de eve yakın pideciye gittim. Usta beni görünce şaşırdı. “Bu bizim cola değil mi? Ne hale gelmiş.” dedi. Ama sonra alıştı bana. Bi’ ara, beni fırının içine atacak diye çok korktum 
Hamuru öyle hızlı açıyordu ki ben bi kare resim çekene kadar çoktan bitirmişti işini. Tercihimi kaşarlı ? sucuklu ? pastırmalı pideden yana kullandım. Üzerine bir de yumurtayı kırıp cıvık bıraktı bir ziyafet şöleniyle karşı karşıya kaldım? Ohhh! Yeme de yanında yat cinsindendi pide!
Zaten yemeden önce yanında yattım biraz.
Midem beni bugün kısa mesafeye götürdü ama asıl macera şimdi başlıyor. Midenin götürdüğü yere git!
Not: Nereye gidersen git..ne yersen ye tabiki buzzz gibi kola içmeyi unutma